ilkbebegim

This WordPress.com site is the bee's knees

Doğum Hikayeleri- Özlem ve Özde

Blogu açmamın nedeni paylaşmak ve birbirimize yardımcı olmak içindi. O yüzden doğum hikayeleri kısmı oluşturmaya karar verdim. Sadece normal doğum değil benim gibi sezaryen olmak zorunda kalanların da paylaşmasının iyi olacağını düşünüyorum. Çünkü anne adayları herşeye hazırlıklı olmalı.

Özlem ve Özde’nin hikayesi de bir zorunlu sezaryen tekrar teşekkürler paylaştığı için. Özlem’i buradan takip edebilirsiniz.  http://ozlemom.com/

20/03/2012

Anne olmak, bir bedene iki can sığdırmak… Dünyadaki hiçbirşeyle değişilmeyecek kadar güzel ve eşsiz bir duygu… Öyle bir tuku ki bir kere girdimi içine, bir kere sardı mı ruhunu, ömür boyu bırakmayacak peşini…
Bundan birkaç yıl önce başkalarının çocuklarına bakarken tahmin bile edemezdim birgün kendi bebeğimi kucaklayacağımı. Zaten oldum olası severdim çocukları, daha kendim çocuk denecek yaştayken bile hoşuma giderdi minikler. İçimdeki çocuk sevgisinden olacak ki mesleğimin en zor branşlarından birini gözüm kapalı seçmiştim zamanında.
Ve gün geldi bir bebeğe hamile olduğumu öğrendim. Zaten çok istediğim birşeydi, öğrendiğimde inanamadım ilk önce, gerçek olduğunu anlayınca ise mutluluktan uçtum resmen. Gün geçtikçe daha da sabırsızlanıyordum artık, acaba nasıl olacaktı, kime benzeyecekti, bir an önce doğsun istiyordum işte. Kızım da sabırsızlığımı anlamış olmalı ki zamanından önce yaklaşık 1 ay erken gelmeye karar verdi dünyaya, sanırım O da beni görmek için sabırsızlandı :)
Hamileliğim boyunca çok çalışmış, evde vakit geçirip kendime ve bebeğime zaman ayıramamıştım. Oldukça zorlu ve yorucu geçen günlerin ardından nihayet izne ayrılmıştım artık, doğuma kadar evde dinlenip kızım için son hazırlıklarımı yapacaktım. İlk gün bebişimin kıyafetleri yıkandı, ütülendi, dolabına yerleştirildi. Daha hastane çantamız bile hazır değildi, bir kısmı o gün hazırlandı ancak hala eksiklerimiz vardı. O gün hepimiz çok yorulduk ve ertesi gün hiç beklemediğim bir anda kafamı allak bullak eden bir şey oldu. Hemen hastaneye koştuk, NST-ultrason-muayene derken doğumun beklediğimizden erken olabileceğini öğrendik. Karar bol sıvı ve yatak istirahati. Eve gelip hemen yatış pozisyonuna geçtim tabi, bu arada annem hazırlıkların geri kalanıyla ilgileniyordu. Bu şekilde sadece iki gün yatabilmiştim ki üçüncü günün sabahında aman Allahım yoksa?! Hoop atlarsın arabaya doğru hastaneye, tekrar ultrason muayene falan, paldır küldür yatış işlemleri, telefon trafiği, heyecan, korku, mide bulantısı, ağlama krizi ve bir anda kendimi sezeryan masasında buluvermiştim. Karmakarışıktım o an, her türlü duyguyu aynı anda yaşıyordum. Korkuyordum bebeğim çok küçük ya birşey olursa diye, heyecanlanıyordum çünkü kızıma kavuşacaktım sonunda, şaşkındım daha yapacaklarım vardı, ben böyle olacağını hiç düşünmemiştim ki! Eşim sürekli yanımdaydı, en az benim kadar karmaşık ve endişeliydi ama bana hiç belli etmedi, hep gülümsedi elimi tutarken… Anestezi sonrası belimden hatta göğsümden aşağısını hissetmiyordum, ben farkına bile varmadan ameliyat başlamıştı bile. Bir iki dakika içinde ‘’az kaldı, bebek geliyor’’ dedi eşim. Ve ben o sesi beklemeye başladım, dünyanın en güzel sesini… Bebeğimin ağlamasını duyduğumda yaşlar süzülmeye başladı gözümden, henüz görememiştim ama şükürler olsun sağlıklıydı, en azından nefes alabiliyordu. Allahım nasıl bir mutluluktu bu… Bebişi temizleyip kontrol ettikleri sırada eşim yanlarındaydı, gülerek izliyordu, bir yandan da benim sorularımı yanıtlıyordu. Nihayet yeşillere sarıp yanıbaşıma getirdiler kuzumu, bembeyaz bir kartopu gibiydi, taa içime çektim cennet kokusunu…
İşte o andan beri bambaşka herşey, ben artık bir ANNE’yim, annem gibiyim…her anım kızımla dopdolu, daha önce nasıl kocaman bir boşlukta yaşıyormuşuz meğer… Kızım, bebeğim, güneşim, ışığım, hayatım, dünüm, bugünüm, yarınım, HERŞEYİM, hoşgeldin cansuyum…Allahıma şükürler olsun seni bana lütfettiği için… Yaşattıkların yaşatacaklarının teminatı biliyorum…Seni çok ama çok seviyorum mavişim, ruhum bedenim ömrüm bundan sonra senin için…

Reklamlar
Yorum bırakın »

BİZİMKİSİ BİR DOĞUM HİKAYESİ

Herkese selamlar!

Blogumu açtığım ilk gün bugün.Adı ilk bebeğim olunca, ilkimin doğum hikayesi ile başlamak istedim.

Ben öncelikle mesleğimi söyleyeyim; EBEYİM.Evet ben 4 yıl ebelik hakkında eğitim almış kişiyim.Ama herkesin de bildiği gibi Türkiye’de ebelik mesleğinin tadına varamamış kişilerdenim. Şimdi burada Türkiye’de Ebelik diye bir seminer vermeyeceğim tabi ki 🙂 Ama doğum hikayemde, bilinçli olmamın bana artı şeyler verdiğini söyleyerek bu yazıyı okuyanları da araştırıp öğrenmeleri konusunda nacizane teşvik ederek başlayayım istedim.

Şimdi bu kadar laftan sonra sezaryen olduğumu söylediğimde şaşırmayın.Ben çok ama çok istedim normal doğurmayı ama olmadı.Doğum izninde evde durmaktan sıkılan ben, 2 gün önce eşimle tiyatroya gitmiş ve sancılanmıştım.Ama normal sancı zannederek önemsemedim.Ertesi günde sancılarım hafif bir şekilde olunca annem çok yorulmasın geldiğinde diye temizlik yaptım evde :).9 Mayıs günü 38 hafta 4 günlük olan bebeğimle rutin kontrole gittik.Yanımda eşim ve annemle birlikte.Doktorum vajinal olarak muayene etmek istedi.Veee süpriizz! 2 cm açılmam var,rahim ağzıda esnemiş.Bende bir heyecan, bir terleme oldu ki anlatamam.Ama doktor kötü haberi sonradan verdi bebek 3400 gr ve başı doğum yoluna hiç inmemiş. Vajinal muayenede doktor çatı kısmının dar olduğunu bu kiloda bir bebeğin çıkamayacağını söyledi. Ben normal doğum istediğimi zaten söylemiştim doktora, beni sezaryene almak için bahane uydurmayacağını biliyordum. Ama biraz beklemek istedim.Nst çekilmem için gönderdi. Orda da koca koca sancılar çıkınca, karar vermek eşimle bana kaldı. Kendimle çok çeliştim.Ben bir ebeydim,bu zamana kadar çok doğuma girdim.O unutulmaz anları bende yaşamak istiyordum ama bebeğimin zarar görmesini de istemiyordum. Doktor çok beklersen bebek strese girebilir dedi. Yani Fetal Distres. Bu olayı çok görmüştüm ve sonuçlarını da biliyordum. Hastane eve yakın olduğu için eve gitmek istedim. Doktorum normalde bu sancıyla gönderemeyeceğini ama beni bildiği için tamam dedi. Zaten hastane çantamda yanımda değildi. Eve geldim o kadar yavaş hareket ediyorum ki eşimle annem kızıyorlar. Duşa girdim, arkadaşlarımı aradım tek tek, evi topladım, eşyalara göz atıp eksikleri tamamladım ama hala gidesim yok. Çünkü sezaryen olmak istemiyorum.Ama sonunda arabaya binip hastaneye ulaştık.

Yatış işlemleri yapıldı, kan alındı vs derken saat 15:00 da beni alıp götürdüler. Kalbim o kadar hızlı çarpıyor ki sanki herşeyi bir ekrandan izliyorum onları yaşayan ben değilim. Spinal anestezi ile yapılmasını istedim. Çünkü hemen görmek istiyordum oğlumu.Ben daha yeni başlıyor derken bir vıyaklama duyuldu 🙂 Sonra yanıma getirdiler sapsarı tombul bir oğlancık. Sadece bakakaldım.Ağlamak istiyordum ama ağlayamadım.Yanımdakilerden utandım :)Ama çok güzeldi, herşeyiyle…

Sonra onu götürdüler. Ben bir an önce bitsin ve onu kucaklayıp emzirmek istiyordum.Beni tahminimden erken çıkardılar fakat bebek çıktıktan sonra bir rahatlacı madde verdiler. İşte benim sarhoşluğum o zaman başladı 🙂 Sonrası rüya gibiydi. Odama götürdüler ama bebek yok hemen eşime sordum ‘aşısını yapıyorlar gelecek’ dedi.Ben ‘çabuk getirsinler’ dedim. Sonra eşime sarılıp bir ağladım ki tam oldu 🙂 O da gülüyor sıpa…Biraz beklemdikten sonra fındığım geldi. Babasının aldığı Beşiktaş’lı kıyafetleriyle. O kadar minikti, o kadar sevimliydi ki…Gözlerini açıyor etrafa zor bakabiliyordu. Aldım kokladım.  İste o an herkes yanımdan gitti sanki. Ne doğum sonrası acı kaldı, ne normal doğum yapamamış olmanın verdiği üzüntü. Sadece bana tatlı tatlı bakan iki çift göz. Bizim oğlumuz, miniğimiz, herşeyimiz…

 

Allah o sevgiyi öyle bir yerleştirmiş ki annelere, doğumdan sonra bir daha dağum yapmak o anı tekrar yaşamak istiyor insan. Dünyada en sevilen varlık olan annelerin arasına bende katıldım artık. Bende birinin ömrünün sonuna kadar seveceği bir varlığım artık. Ve artık hiç birşey eskisi gibi değil…

Not: Sezaryenin artıları eksilerini soracak olanlar için ayrıca bir yazı yazacağım. Muhtemelen bir sürü yerde bir sürü şey okudunuz ama benimkiler ansiklopedik bilgi değil sadece tecrübe ve yaşanılanlar. Bu blogunda açılma amacı bu zaten.

İyi ki Anneyim…

Yorum bırakın »

KİTAP KURDU BÖJÜK

This WordPress.com site is the bee's knees

Food Recipes From Turkish Cuisine in English

This WordPress.com site is the bee's knees

Seyyaf & Hümeyra

Hayırla Büyüyün...